29 Ağustos 2012 Çarşamba

STSL #2 Antalyaspor Maç Yazısı

     
        Dün Antalyaspor'a deplasmanda 3-0 yenildik.Bu yazıyı yazmak için hırsımın sinirimin geçmesini bekledim.
        Açıkçası maç sırasında ne olduğu kimin nasıl oynadığının falan hiç önemi yok.Önemi olan şey sonuç daha doğrusu  son 2 sene ile birlikte bu 2 haftanın sonuçları.Yani Şota'nın  karnesi.
         Şota hiçbir zaman isteneni vermedi.Kendisine verilen hiçbir  krediyi doğru kulllanamadı.10-11  sezonunda 5 kez üst üste mağlup  olduk hiçbir şey diyen olmadı.Aynı sezon 7maçta 2 puan topladık herif çıkıp utanmadan Lig tv spikerine "Adamlar mutlu dedi".O adamlar artık mutlu değil Şota.
           Bu olanların müsebbibi ne Şota'ya ne de topçulara koca şehrin adam gibi taraftar baskısı yapamamsıdır.Adamlar sen İBB'de çalışıyor havası verirsen hiç itiraz etmeye hakkın yok.
       Ama bu da kulüpte herkesin kendisini salması anlamına gelmez.Doğru dürüst takım planlaması yapmıyorsa adam gibi taktik teknik donanımla  takımı yönetmiyorsan çıkıp aslanlar gibi top oynamıyorsan bu adam ve adamlar  aldığı parayı haketmiyorlar demektir.Parasını haketmeyenide o paradan kesmek lazımdır!           

23 Ağustos 2012 Perşembe

Kimseyi Tanımadım Ben Senden Daha Özel

   
   Cangele belkide taraftarlık hayatımızda en çok iz bırakan  futbolcu.İhtiyarladığımız zaman torunlarımıza anlatacağımız birkaç futbolcudan biri.Sadece sahada değil her yerde bizim için çok özel birisi haline gelmeyi başarmıştır Cangele.Bizim için her zaman sembol bir isim o; kendi memleketimizin evladı Bizi  Galatasaray'a para için satarken sahaya çıkıp herşeyini ortaya koyan o.Franco şimdiye kadar  95 resmi maçta  Kayserispor'umuzun kutsal formasını taşıdı.Yani dalyaya son 5.Allah Kaza bela vermezse önümüzeki ay 100. maçına çıkacak.
     Gelin bu özel adamın özel maçında   taraftar olarak üzerimize düşeni yapalım ve bu özel adama çok özel gününde unutamayacağı bir gün yaşatalım.Plaketse plaket, organizasyonsa organizasyon, partiyse parti ne gerekiyorsa     bu özel adam için hepimiz elimizi çekinmeden taşın altına koyalım.Bu maçın Kadir Has'da ki bir maça denk gelmesi için gerekiyorsa Şota ile Hurma ile Mamur ile  konuşalım.Bu işi kendi evimizde yapalım.Hem bizim Hem Cangele'nin ,Hemde tüm Kayserispor camizsının unutamayacağı  bir gün yaşayalım.
  (Cangele'nin maç sayısını TFF'nin resmi sitesinden hesapladım yanlışım varsa düzeltelim lütfen.)

22 Ağustos 2012 Çarşamba

Nihayet!

  
    Sonunda defansa  beklediğimiz takviye geldi.Bu sabah Bolton Wanderers'ın İzlandalı milli oyuncusu Gretar Steinsson'la 2 yıllık sözleşme imzalandı.Mevki durumu ise Steinsson kariyeri boyunca sağbek oynadı fakat ihtiyaç olduğu taktirde defansın göbeğinde de oynayabiliyor.Altyapı eğitimini İzlanda'da  İA Akranes'de  almıştır.Ardından 2005'de Young Boys'a; 2006'da   Az Alkmaar'a; 20082de Bolton'a transfer olmuştur.Bolton'da 4 yılda 126 maç oynamış 5 tane gol atmıştır.
    Ama bir sorunumuz var.Şota Steinson2u sağbek olarak mı aldı, yoksa stoper mi oynatacak.Eğer stoper oynacaksa iyi, Zurap'ın yerine oynar ve bize ilerde 5 yabancıyı kullanma lüksü doğar, sağbekte de Kamil Ahmet oynar.
   Ama birde asıl mevkisi olan sağbekte oynarsa  o zaman işle karışır.Eğer Şota Seinsson-Eren-Zurap-Malik  (Mevcut kadroya göre çıkabilecek en iyi defans dörtlüsüdür bu)  ile oynamaya kalkarsa ileride sadece 4 yabancı kullanabiliriz.Buda Biseswar, Bobo, Cangale, Kujoviç, Mouche, Cleyton, Riveros gibi hepsi bir birinden değerli, hepsi süper lig standartlarının üzerinde 7 oyuncudan sadece 4'ünün aynı anda sahada bulunmasına olanak sağlar.Böyle bir durumda yabancı sınırının  ligde en çok zarar verdiği takım oluruz.Çünkü hiçbir takımın elinde bu kadar çok standart üstü yeteneğe sahip yabancı birden yok.
        Ama bu buhranı çözebileceğimiz bir formül var: Zurap'ı feda edip yerini performansı artma eğiliminde olan Berkay'ı oynatırsak ilerde 5 yabancı kullanırız ve çok daha rahat ederiz.
      Açıkçası asıl mevkisi stoper olan bir transfer bekliyordum.Bu tarz bir transferle Şota'nın neyi amaçladığını tam anlayamadım.Benim beklediğim zurap'ın yerine bir yabancı stoperdi,sağbekte Kamil Ahmet'e veya Eren'e emanet edilebilirdi.Basın sözcüsü  Ortaköylüoğlu  ihtiyacımız olursa transfer yapabiliriz dedi.Ozaman kadroya kaliteli yerli bir stoper alınırsa çok rahatlarız
        Eğer beklediğimiz gibi çıkarsa İstanbulluların ağzının suyunu akıtacak çok kaliteli bir hücumcu bek aldık demektir.

21 Ağustos 2012 Salı

Süper Lig #1 Bursaspor Maç Yazısı

Maç başından sonuna kadar üstün oynamasına rağmen Kayserispor kendi sahasında rakibine pozisyon vermeden mağlup oldu. Çok sayıda pozisyona girmeyişimiz sakın gözlerinizi boyamasın, maçta iyi taraf bizdik. Özellikle kilit oyuncularımız Cleyton ve Bobo’nun fizik problemleri ve Mouche’nin uyum problemleri son pası verme konusunda sıkıntı yarattı. Bu yüzden iyi ataklar yapmamıza rağmen bunları çok sayıda net pozisyonlara çeviremedik. Ama oyuna hakim olan taraf bizdik.

Analizime defans kurgusundan başlayayım. Geçen sezon kanayan yaramız olan defans bu maç itibariyle eksik olmasına rağmen diri göründü. Shota Arveladze rakibin resmi maçlarını izleyebilme avantajını iyi kullanmış ve ondan alışık olduğumuz şekilde takimi maç öncesinde taktiksel açıdan iyi hazırlamış. Zurab Pinto’ya, Okay ve Riveros ise değişimli olarak Batalla’ya yakin oynayarak rakibin en tehlikeli hattını saf dışı bırakmayı basardılar. Kanatta Ömer ve Mouche özellikle ilk baslarda rakiplerini iyi kovalayarak bek oyuncularını rahatlattı ve kanat organizasyonlarına yer vermedik.

Orta saha ve defans hatlarımız top rakipteyken birbirine iyice yaklaşıyor ve araya pas oynama şansını zorlaştırıyor. Bunun üzerine top kayıplarına çok kişiyle basarak karşılık verdik. Riveros basta olmak üzere oyuncular rakibi zorlayınca rakibe bizim yari sahamızda hiç topla oynama şansı vermedik. İlk 20 dakikada Bursa spor uzun toptan başka hiç bir organize yapamadı. Çok adamla baskı yapmamız sonucu 3. Bölgede acele ederek pas yapan Bursa çok sayıda hata yaptı ve tehlike yaşamadık.

Bir başka sıkıntımız olan duran toplarda ayni şekilde alan savunmasına devam ediyoruz. Bu maç bu konuda iyi bir görüntü sergiledik. Biraz da oyuncuların ortalama boyu daha uzun olmasıyla duran toplarda iyi savunduk kalemizi. Ancak bu konudaki genel durum bir maçta anlaşılmaz tabii ki. Tersi pozisyonlarda biz duran top kullanırken kalemizde tehlikeler yaşıyorduk. O konuda yine bu maç daha iyi bir görüntü çizdik. Bir yandan duran topların daha kaliteli ve tehlikeli kullanılmasıyla, diğer yandan ise dönen toplarda daha ısırgan ve daha sert olmamızla birlikte bu konuda gelişme gösterdik. Ama yine buda bir maçta kendini belli edecek bir şey değil.

Isırgan, ileri doğru pres yapan, rakibi zorlayan oyun anlayışımız ile ilk 20 dakika sonunda topla oynama yüzdeleri 65-35 oldu, rakibe hiç bir şekilde top göstermedik. Oyun kurma açısından bakıldığında geçen seneden tanidigmiz bir problem maalesef devam ediyor. Selim Teber gibi yüzü kalemize dönük pas alıp ilk rakibi çalımlayan ve topu ileri doğru oynayan adam maalesef yok. Okay çok pas hatası yapıyor, Cleyton’un pasları da çok iyi değil ama zaten iyi olmayan kondisyonuna bir de geriden top alma eklenince ilk yarıyı zor çıkarır. Bu isi aslında görevi olmayan Riveros yapıyor, ve takımda en iyi de o yapıyor. Riveros topu kapıp yanındaki oyunu kuracak adama teslim edip kendini dinlendirirse, maç içinde onu daha da fazla ilerde görebiliriz.

Okay ve Cleyton adam eksiltemediği ve hareketli olmadığı için biz oyun kurarken orta sahamız sürekli markaj altında kaldı. Bu durumlarda oynadığımız Hollanda sisteminde ayakları en iyi olan stoper orta sahaya yaklaşır ve kısa sureli bir 3-4-3 olur. Bu ekstra adamı karşılamak için rakip hamle yapınca otomatikman markaj altında kalan orta saha oyuncularından biri bos alan bulur. Zurab bu görevi bu maç çok iyi yaptı. Özellikle bazı gruplar tarafından günah keçisi olarak ilan edilse de Zurab iyi bir futbolcu. Bu maç hem oyun kurma hem de top kesme anlaminda iyi bir maç çikardi.

Maçın genelinde orta sahada iyi baskı kurarak kaptığımız toplarda kanatları iyi kullandık, ofansif girişimlerimizde çeşitleme çoktu, bazen ortadan, bazen uzun, bazen kanatlardan. Ama son vuruştan çok son pası iyi veremeyince skoru çeviremedik. Oyuncuların uyumsuzluğu bu konuda bas faktör olarak göründü. Pas tercihleri genel olarak doğruydu ama zamanlama veya anlaşmada sıkıntı yasandı.

İlk yarıda çok kosan, özellikle çok fazla depar atan Ömer ikinci yarinin basında oyundan düşünce Shota ilk hamlesini yaptı. Daha sonra iyice risk alarak 3-3-4 gibi bir dizilişe dönse de Bursa’nın sağlam defansını geçemedik. Bursa’da iki stoper ama özellikle Serdar Aziz çok çok iyi oynadı. Duran toplar ve kenar ortalarımız etkiliydi ama her defansında tehlikeyi önlemeyi basardılar.

En nihayetinde takimin tamamı geçen sezon da kadroda bulunan oyunculardan kurulu, forum grafiği bizden daha iyi, bizden daha hazır ve bizden birbirine daha alışık bir takıma karsı 8 yeni oyuncu ile üstün bir oyun oynadık. Orta sahada aslında kaptığımız bir top karambola tekrar oyuncunun ayağına gelince, daha sonar yapılan orta yine karambola pas olunca, Pinto çok klas bir vuruş ile 3 puanı kaptı. Bizim adımıza sahadaki en iyi isim kaptan Riveros oldu. İkinci isim yazmak gerekirse Zurab. Bursaspor’da ise gol için ayrı bir parantez açmak gerekirse de en iyi oyuncu Serdar Aziz oldu.

Maalesef daha şimdiden hakeme bir parantez açmak zorundayım. Barış Simsek iki tane çok net penaltımızı yedive her iki pozisyonda da dikkatli olanların burnuna pis kokular gelmiştir. Serdar Aziz’in eliyle kestiği topta hakem 16 üzerinde ve pozisyonun tam karsısında duruyor. Yani Tüm statta pozisyonu en iyi görecek kişi hakem.

Olanları net görüyor ve devam kararı veriyor. Maçın 58. Dakikasında ikili mücadele sırasında Bursasporlu oyuncu topu şişirince, tam yani basında duran Ömer Bayram’ın doğal halde olan koluna çarpıyor. Yani yarim metre mesafede vurulan sert topun eline çarpmasına hakem faul veriyor. Ama ayni hakem değil yarim metre 30 metreden vurulan köse atışındaki topun açık olan ele gelmesini başka değerlendiriyor.

Diğer pozisyondaysa hakem düdük çalıyor, daha sonra taç işaret ediyor. Siz hiç taç atisi için düdük çalındığını duydunuz mu? Yan hakem ise orta hakem karar verene kadar bayrağını aşağıda tutuyor, orta hakem taç verdikten sonra o da bayrağını kaldırıyor. Belli ki oda sasırmış düdük sesine.

Son söz tabii ki Reis hakkında. Umarım Franco Dario Cangele bir daha sakatlık yüzü görmeden ona çok yakışan 10 numarayı bu sene giyer. Çünkü daha ilk maçta anladık ki ona ihtiyacımız var.
   ( Bu yazıyı blogumuzda yayınlamamıza izin veren Mehmet Ergün abimize çok teşekkür ediyoruz

19 Ağustos 2012 Pazar

Troisi Juventus'da

    
        Kayıp Troisi ortaya çıktı ve daha önce iddia edildiği gibi  Juventus'la anlaştı.Hemde bedavaya gitmedi 500 euro kazandırdı.Aslına bakarsanız çok iyi oldu.Bir nebzede olsa yurtdışında tanınırlığımız arttı.Özellikle bir futbolcuyu İstanbul'a vermektense  dışarıya vermek çok daha iyidir.Değerini bulan futbolculardan para kazanılsın ama dışarıdan millet 3 veriyorsa İstanbullu'ların 5'ine razı olmayalım dışarıya verelim istiyorum.

TFF'nin Çarpık Anlayışı

    
     Bu memlekette TFF'nin yaptığı her iş tartışmaya açıktır ve her zaman eleştirilir.Taraflı tarafsız herkes yüklenir TFF'ye  haklıdırlarda.Ama bu kadar doğal  haklardan biri olan bir konuda bu  bu kadar bariz ve ahlaksız hareketi kimse görmez veya görmek istemez.
     Hangi konudan bahsettiğimi anlamışınızdır:Bayramlarda futbolcuların maç oynamak zorunda olması.Her Noel'de, yılbaşında hristiyan futbolculara izin verilir.Gayet tabi ve doğal bir durum bir adama kutsal bayramında izin vermek.Ama aynı hassasiyet müslüman oyunculara neden gösterilmiyor.Neden onlar bayram namazında olmaları gereken, aile ziyaretinde olmaları gereken bir zamanda antremanda veya maçtalar.Kendi memleketimizde kendi öz evlatlarımıza böyle bir ayrıcalık vermeyecekse gayri müslimlere gösterilen hassasiyet gösterilmeyecekse böyle bir kuruma neden ihtiyaç duyalım.Sahi ya, kapatalım TFF'yi.Emin olun futbol çok daha güzel bir oyun haline gelir!

Süper Lig #1 Maç Önü

     
       Yeni sezon bizim için bu gün Bursaspor maçıyla başlıyor.Yeni sezondaki beklentilerimizin umutlarımızın seviyesinin belirlenmesi adına gayet iyi bir ölçü oluşturabilecek bir maç.Çünkü ben şu anda bizimle Bursaspor arasında ciddi bir  kalite-güç  farkı göremiyorum.Fakat Bursaspor   şu anki kadrolarını geçen sezondan kurmaları sebebiyle bizden daha hazır.Eğer bursaspor iyi  futbol oynarsa  galibiyete yakın taraf ama bizde öyle çantada keklik değiliz.
         Eğer Şota tandemde Berkay Zurap oynatırsa durumumuz kötü çünkü Batalla Pinto ikilisi bize bayağ zorluk çıkartır.Eren, Kamil Ahmet ve Biseswar'ın oynayamayacağını biliyoruz.Salih de cezalı.Şota'nın  çıkartacağı en iyi defans dörtlüsü  Nurettin-Zurap-Erdal-Malik.(içinizden en iyi defans dörtlüsüde bu mu diye söylendiğinizi duyar gibiyim fakat eldeki malzeme bu ne yapalım ).Tandeme Erdal'ı yazdım çünkü bek bozması stoper olduğundan berkaydan daha hızlıdır diye tahmin ediyorum; ama benim bildiğim Şota bu maçta Berkay'ı oynatır katliam yapar.Aslında Salih cezalı olmasydı iyiydi ,oynardı stoperde.
        Biseswar yerinede kanatta Ömer veya Sefa oynayacaktır.Mouchenin forması garanti.
        En çok merak ettiğim konulardan biri ise Riveros'un yanıda kimi oynatacak Şota.Yine Abdullah'ı mı oynatacak yoksa bizi sevindirip Umut'u mu oynatacak.Beşiktaş maçındaki kondisyon eksikliğinden ve bu maçın ağır bir maç olmasından dolayı Okay'a şans vereceğini sanmıyorum.
        Önde 10 numarada Cleyton  santroforda  Bobo ile  başlayacaktır.
        Beşiktaş maçında takımın 30. dakikadan sonra oyundan düşmesini bence biz  doğru yorumlayamadık. Takım kamptan yeni dönmüştü ve bayağ yorgundu.Onun için bu gün daha iyi bir Kayserispor izleyeceğimizi düşünüyorum.
 Kayserispor 4-2-3-1 football formation
 muhtemel kadromuz.