16 Ağustos 2012 Perşembe

Sezon Öncesi 2012 - 2013

   
    Aslında bu yazıyı en az iki hafta önce yazmalıydım, fakat  hep son bir stoper transferi beklediğimiz için  erteledim.Ama o transferde bir türlü gelmeyince artık yazmanın uygun olduğunu düşünüyorum.
     Her sezon başı kamu oyunun ve taraftarın Kayserispor'dan belli bir düzeyin üzerinde beklentisi her zaman olmuştur olacaktır.Fakat bu sezon biraz farklı.Her sezondan farklı  bir  olarak hiç alışık olmadığımız  bir planlama   yaptı Kayserispor.Diğer sezonlardan farklı olarak gurbetçi ağırlıklı bir transfer listesi yerine kaliteli tecrübeli ağırlıklı  bir transfer listesini tercih etti.Bobo, Cleyton, Mouche, Ertuğrul, Fathi direkt ilk onbir oyuncusu olarak transfer edildi.Taraftar olarakta beklentimiz bu yılın boş geçen 3 4 yılı  unutturmasıdır.
           Gelenler:
 Malik fathi (Mainz 05),Bobo (Cruzeiro),Mouche (Boca Juniors),Ömer Bayram (Nac Breda),Salih Dursun (Sakarya),Ertuğrul (Fenerbahçe-Kiralık),Cleyton (Panathinaikos),Riveros (Sunderland), Erdal Akdarı (Hannover 96), Murat Bildirici (Wolfsburg U19)
      Gidenlerin ise bir önemi yok artık o yüzden yazmıyorum.
   Kaleye ilk onbir de oynaması için Fener'den Ertuğrul kiralandı.Ertuğrul geçen sene Samsun'daki performansıyla göz dolduruyordu.Şimdiye kadar gözlemlediğimde ise gayet yeterli ve yetenekli bir kaleci.Onu Gökhan ve Deniz Mehmet yedekliyor.Gökhan herhangi bir sakatlık veya ceza durumunda rahatlıkla kaleyi emanet edebileceğimiz bir kaleci.Deniz ise alt yapısını ManU'dan almış bir kaleci.Spor Toto kupasında pek göz doldurmasada  ben Deniz'in gerçekten çok yetenekli bir kaleci olduğuna inanıyorum.Yani özetle kalemiz emin ellerde.Navarro ise geçen gün sağlık kontrolünden geçmiş.Muhtemelen lisans çıkartılır ve kendine takım bulana kadar  bizimle antremanlara çıkar.Şota ısrarla ondan yararlanmayacağını söylüyor.
       Takım kadrosunda asıl mevkisi sağbek olan bir tek Kamil Ahmet var.Formayada, geçen sene Şota'nın Pekarik'i keserek onu oynatmasına dayanarak,  onu yakın görüyorum.Sağbek Kamil Ahmet fakat Şota  "Dünyanın bin bir türlü hali var" diye düşünerek  Spezia Calcio maçında Eren'i  Beşiktaş maçında ise Nurettin'i sağbekte denedi.Eren gayet iyiydi, fakat  Nurettin çokta doyurucu futbol oynamadı sağ bekte.Sağbek rotasyonumuz çokta iyi değil bir takviye hiçde fena olmaz.
     Tandemdeki topçularımız Berkay Eren Zurap.Ama ihtiyaç halinde  orta saha  Salih, solbek Erdal  burada kullanılabilir .Sayısal olarak yeterli görünsede takımın en zayıf bölgesi.Eren- Zurap oynarken   o kadar da facia durumda değil ama  bir Berkay Zurap oynasında görün neler oluyor.Bu kadar yavaş stoperlerle maça başlamak gol yemeye direkt razı olmak demek.Rotasyon çok yetersiz, acil hızlı bir stoper takviyesine ihtiyaç var.Bu kadar iyi kadro kurmuşken defans yüzünden bunu heba etmek olmaz.
    Solbekte Hasan Ali sonrası gayet iyi.Malik Fathi Mainz 05'den kiralandı, istenilirse bonservisi cüzi bir miktar karşılığında alınabilecek.Beşiktaş maçında gayet güven verdi.Ben Malik Fathi'nin hem tecrübesi hemde yeteneğiyle bize sol bekte gayet yeterli olacağını düşünüyorum.Allah kaza bela vermezse solbekte forma Fathi'nindir .Bizim içinde çok yeterlidir.Malik'i Nurettin ve Erdal  yedekliyor.Aksi bir durumda Nurettin'i formaya yakın görüyorum ama sezon içinde özellikle defansda kimin  nerde oynayacağı belli olmaz.Solbek rotasyonumuz gayet iyi
           Şota  klasik 4 2 3 1 oynatıyor.Orta ikilde Riverosun forması garanti ve onun yanı çok zengin. Okay ,Abdullah ,Umut,Salih rahatlıkla Riveros'un yanında oynayabilir.Muhtemelen  her maç   belli bir oyuncu oynayacağına bu iş sürekli dönüşümlü olacaktır.Uzun vadede Abdullah'ın Şota tarafından daha çok oynatılacağını düşünüyorum ama ben hücuma daha fazla katkı sağlayan   daha box to box karakterli Okay veya   Umut'un oynamasından yanayım.Salih'de sıkıntılı, skoru korumamız gereken maçlarda defansif karakteriyle  iyi bir tercih olacaktır.
     Gelelim hücum üçlüsüne.Takımın kadrosunun en zengin  olduğu bölge.Kanatlarda  tarihimizin en pahalı transferi Pablo Mouche'nin forması  garanti.Diğer kanatta ise mümkün olduğunca Biseswar oynayacaktır.Bunlar haricinde Ömer bayram, Sefa ve eğer formunu yakalarsa yeteneğine güvendiğim Ömer Şişmanoğlu Türk olmalarının avantajını kullanarakta  ciddi süreler alabileceğini düşünüyorum.Murat Bildirici'nin    bu kalabalıkta çok  fazla oynayacağına ihtimal vermiyorum.
     10 numara pozisyonu için Cleyton transfer edildi.Beşiktaş maçında kondisyon eksikliği  gözüme çarptı ama bunu aşarsa ciddi faydalı olacaktır.Yoksa o kalabalık bölgede bir anda kendini kulübede bulur.Cangale simgemiz, kaptanımız, herşeyimiz ama bunca sakatlıktan sonra performansı  tam bir soru işareti.Engin'den patlama bekliyorum geçen senenin acısını çıkaracaktır, rahatlıkla Cleyton'u yedek bırakabilecek yeteneğe sahip.Aynı şekilde Furkan'da benzer yeteneğe sahip ama o ne zaman patlama yapar bilinmez.Ama bu bölgede rahatız ve sıkıntı çekmeyiz.
        Santrofor bölgesinde çok  kaliteli iki oyuncuya sahibiz.Bobo ve Kujoiç.Şota  kendi istediği tip olan çok koşan pres yapan oyuna katkıda bulunabilen  merkezi forvet olması dolayısıyla önceliği  Bobo'ya verecektir.Bu saydığımız özellikleri  Bobo karşılayabilir.Zaten Kujoviç'e rağmen yeni forvet transferinin sebebi:  Kujoviç'in  bu özelliklerden yoksun olup sadece gol atmasıydı.Bobo'nun herhangi bir olası form düşüklüğünde aç kurt gibi bekleyen Kujoviç derhal formayı kapacaktır geçen yıl olduğu gibi.Sözkonusu durumda bunların yaşanması hiçde zor değil.İhtiyaç halinde Ömer Şişmanoğlu'da santroforda gayet rahat oynayabilir.Babacar'da listede ama açıkçası iyi bir süre alacağına ihtimal vermiyorum.
        Şota'nın bencebu yıl kader yılı.Eğer elindeki baklavalık malzemeyle  geçen senki gibi helva çıkartırsa durumu kötü fakat işinin hakkını verip kendine güvenenlerin yüzünü kara çıkartmazsa Kayseri'de kral olur.Bence kredisini daha  önceden çokça kullandı.
     Takımın yeni transferlerinin  performansına bağlı olarak 3.-4.-5. sıralar fazla hayalcilik sayılmaz artık geçen yılları unutturacak bir sezon istiyoruz.
Kayserispor 4-2-3-1 football formation

Öngördüğümüz takım düzeni bu.Sezon içerisinde futbolcular ve görevleri değişebilir fakat sistem böyle kalacaktır.

11 Ağustos 2012 Cumartesi

Tat Vermedi

         
      Dün Beşiktaş'la yaptığımız hazırlık karşılaşması 1-1 bitti.Bundan önce yaptığımız hazırlık maçlarında oynadığımız hiçbir takım bizim ayarımızda değildi.Yani Antep,  Spezia, Aris ve 1461 Trabzon benim için ölçü değildir.Takımın gerçek performansını görmek açısından hiçbir önemi yoktur.Sezon açılışı yapıyorsun Beşiktaş'ı çağırmışsın.Geçen sezonun sonunda sezon açılışı ile ilgi olarak  büyük bir takım getireceğiz demişlerdi, fakat her zaman olduğu gibi yönetim sözünü tutmamış.Ben büyük bir takım  bulacaklarını sanıyordum ama bula bula Beşiktaş'ı  bulmuşlar. Ama yinede Beşiktaş maçı takımımızın şu anki durumunu anlamak için öteki takımlardan çok çok  daha iyi.
      Maça gelecek olursak çok iyi başladık hemende golü bulduk.Açıkçası  ilk 20 -25 dakikalık oyuna hayran oldum.İlerde basan, rakibe nefes aldırmayan, sürekli atak yapma gol atma arayışında olan bir takım vardı sahada.Takımın bu istekli hali çok hoşuma gitmişti ki birden büyü bozuldu  ortalama 26 27. dakikada Beşiktaş'ın bir topu direkten döndü ve  geçen sene izlerken karın ağrısı çektiğim Şota takımına dönüştü takım.İleriyi pek düşünmeyen, sürekli yan pas yapan, orta sahadan çıkmaya çalışırken sürekli top kaybeden, uzun top  atarken  hemen kaptıran bir takım haline geldi takım.Bu herifleri bu halde izlerken adamı sıkıntı basmama ihtimali yok; çünkü o ara dünyanın en sıkıcı eylemini gerçekleştiriyorlar.Öyle böyle derken Beşiktaş golü attı.Açıkçası maç başında Beşiktaş'tan bu kadarını beklemiyordum şu anki durumları ve oyuncu kalitelerine göre gayet iyi oynadılar.Bizim takım put gibi davranıyordu yediği gole reaksiyon göstermekten bile acizdi.Tam bu sıralarda Şota eğer 30. dakikadan sonra varlık gösterememiş olan Bobo- Cleyton yerine oyuna Kujoviç- Engin  almış olsaydı her şey değişebilirdi ve son 20 dakikada maçı rahat alabilirdik.Çünkü bu adamların yeteneğine gerçekten güveniyorum (beni tanıyanlar Kujoviç sevgimi bilirler zaten).
   Dün takımın çok göze batan bir eksikliği vardı: STOPER.Forumdaki arkadaşlar bilir taraftarın stoper isteğini.
        Gerçektende yediğimiz golde de direkten dönen iki şuttada stoperler ya ağır kaldılar yada müdahale eksikliği gösterdiler.Zurap zaten  ağır Berkay ondan da ağır.Beşiktaş'ın dün darmadağın tandemimizden doğru dürüst faydalanamayışı ne kadar kötü durumda olduklarının açık bir göstergesi.
     Defans:
    Nurettin:Esasında solbek olmasına karşın Şota onu sağda oynattı aslında o kadarda iyi değildi ama defans o kadar  kötüydü ki Nurettin'in  hatasız ve süssüz oyunu gözümüze bayağ iyi göründü.Aslında kendini geliştirirse sol için iyi bir rotasyon topçusu olabilir .
     Zurap:Defans yerleşikken iyi müdaheleleri oluyor ama rakip takım ve top hareket halindeyken çok yavaş ve etkisiz acilen yerine adam gibi stoper lazım yoksa halimiz duman.
     Berkay:Zurap'tan hiçbir farkı yok,tam bir kamyonet, otobana çıksa 90 ı zor görür : ).Defans topluyken müdaheleleri çokda kötü değil ama Berkayla maça başlamak gol yemeye direkt razı olmak demek.Açıkçası adam gibi patlama yapamazsa yada kendini kurtaracak kadar bile  performans gösteremezse  müzmin Erciyesspor yolcusu.
   Malik:Kötü defansımızın en iyisi.Tam bir profesyonel.Defansif olarak görevini tam yerine getiriyor .Hücuma  çıkarkende Hasan Ali gibi amaçsızca, boşa koşmuyor nerde duracağını ne yapacağını iyi biliyor.Gerçekten çok iyi bir transfer ve tam bizlik bir oyuncu.
  Orta saha :
Riveros:Bildiğimiz Riveros işte, her zaman iyi fakat her zaman ileriye katkısı çok sınırlı.Riveros'un defanif orta saha olarak kullanılmasını ve böyle harcanması hiç doğru değil.Daha fazla box to box karaktere bürünürse çok daha faydalı olacaktır.
    Okay:iyi bir kaç harekaeti haricinde pek bir etkinliği yoktu.Ama  kondisyonu yeterli hale geldiğinde çok daha faydalı olacaktır.
    Ömer bayram:Takım  iyiyken gayet iyi oynadı fakat takım oyundan düştüğü zamanda fazla çaba göstermedi.Ayrıca bu maçta Ömer'in yerine kesinlikle Biseswar oynamalıydı.
    cleyton:Aynı Bobo gibi dakika 35 'te işi bitti.Kondisyon olarak daha iyi olursa kesinlikle faydalı olacağına inandığım bir futbolcu.
    Mouche:Henüz ilk maçı olması münasebetiyle yorum yapmak doğru değil, fakat o topu ayağına aldığında bile ne kadar profesyonel olduğunu anlıyorsunuz.
     Bobo:İlk 30 dakika gayet iyiydi fakat sonrasında sadece sahada yürüdü.sezon içinde böyle bir gevşeklik olursa muhakkak bizim kujoviçin yeni kurbanı olur.
     Kale:
     Ertuğrul:kalemiz tamamen emin ellerde; Ertuğrul dün gerçekten çok iyiydi.Bir de bonsevisi bizde olsa tadından yenmez böyle bir kaleci.
     Teknik direktör Şota:Maç sırasında yazmaktan başka bir şey yapmıyor.Maç öncesi öngörüsü fena değilsede oyuncu tercihleri ve oyuna müdahelesi sıfır.Hala acemice davranıyor.Bobo'nun o haline rağmen Kujoviç'i 87 de oyuna aldı.Oyunu okumayı bilmiyor.Açıkcası  bu sezon için korkuyorum.
    Takımın hali bu maçta ortaya çıktı.Bariz eksiklik iyi bir stoper bu apaçık belli oldu umarım hemen bir takviye yapılır yeni sezon öncesi.
   

3 Ağustos 2012 Cuma

Ümit Millilere 5 Kayserili

    
     Ümit Milli takımımızın  14 Ağustos'da İrlanda Cumhuriyeti  ile deplasmanda yapacağı 2013 Avrupa Şampiyonası  grup eleme maçının aday kadrosu açıklanmış.Listede 5 Kayserisporlu oyuncu var :
 Kaleci:
          Deniz Mehmet
 Defans:
          Ahmet Çörekçi
Orta Saha:
          Umut Sözen
          Sefa Yılmaz
         Ömer Bayram

   Evvelden beridir Ümit Milli takımda belli bir Kayserispor ağırlığı vardır.Ama eğer hafızam beni yanıltmıyorsa daha önce hiç 5 oyuncu seviyesine çıkmamıştı.Takımın teknik direktörüde bizim Tolunay Kafkas.Torpil mi geçiyor acep bizimkilere : ). Darısı A milli Takıma inşAllah!

29 Temmuz 2012 Pazar

Nerdesin olum sen?

    
    Troisi kayıp.Heriften haber alınamıyor.Belli bir müddet önce babası yaptığı açıklamada Araplar'ı reddetip Juventus'a gideceğini söyledi.Fakat liglerin başlamasına 20 gün kaldı.Millet nerdeyse yurt dışı kamplarını bitirdi ama adamdan ne ses var ne seda; ortada resmi bir imza veya  sözleşmede yok.Ne olacak bu adama ?Eğer bir  takımla idmana çıkıyor olsaydı mutlaka fotoları internette dolaşıyor olurdu.Yani  millet harıl harıl çalışırken  Troisi  yangelip yatıyor.Henüz 24 yaşındaki bir oyuncunun kariyeri için hiçde iyi bir durum değil bu.
     Ama kırgınım Troisi'ye.3 sene önce olaylı bir şekilde geldi.İlk senesinde Tolunay oynatmadı doğru dürüst, sonraki  sene de Şota.Adam gibi bir tek bu sene oynadı onda da Şota Troisi ne yaparsa yapsın göz yumdu , ona güvendi  herseferinde  şans verdi. O da bu sene 10 gol attı ve kendini parlatır parlatmaz kaçtı.Böyle mi oluyor sana kötü olmana rağmen  2 sene katlanan bir takıma gösterdiğin vefa.Ayrılmak istesen bile en azından insan derki bari gidiyorum adam gibi para kazansın bu takım, bir faydam dokunsun bana katlanan insanlara.Paramı verene gideyim diye düşünür insan.Sen düşkün haldeyken sana bu takım 3. sene 3. şansı verdi.
       James'in artık bu kadar olaydan sonra tekrar Kayserispor forması giyeceğine ihtimal vermiyorum.Ama ben Troisi'yi hep Beşiktaş'a Kayseri'de 1. dakika dolmadan attığı golle hatırlayacağım.



                                             Buda bu sene attığı goller Güle Güle James!
    

26 Temmuz 2012 Perşembe

Pablo Mouche Transferi Üzerine

    
      1987 doğumlu Pablo Mouche yeni Arjantinli transferimiz.Arjantin milli takımınında 5 kez oynayıp 2 gol atmış.Normalde  bir ay önce bu isimden Kayserispor için bahsetseniz akıl sağlığınızdan şüphe ederdi millet.Evet oyuncu profili olarak hiç de Kayseri'ye gelmesi beklenmezdi bu kadar iyi futbolcunun.Ama transfer sihirbazımız Hurma  bu işi de  tereyağından kıl çeker gibi hallaetmiş  ve bizi coşturmayı becermişdir.
      Artık Hurma'nın  transfer mantığı değişdi  ve gidenin yerinin doldurulması gerektiğini anladı.Tecrübesi sayesinde   bir takımın başarıya nasıl ulaşacağını daha iyi biliyor genel menajerimiz.
      Mouche neden Kayseri'yi tercih etti.Bunu anlamak zor değil :  "Bu transfer benim için önemli bir adım ve adeta bir tramboline gibi kullanmak istiyorum. Türkiye'de 10 yıl kalacak değilim. Ancak hem bir sporcu olarak hem de insan olarak kendimi geliştirip daha üst bir lige sıçramayı umuyorum." sözleri herşeyi anlatıyor zaten.Bu sadece Mouche'nin Kayseri'yi seçme sebebi değil aynı zamanda "Dışardan Kayserispor nasıl görünüyor" sorusununun açıklaması.Yani son dönemde özellikle Amrabat'ın satışından sonra Avrupalılar'ın arasında daha önceki maliyetli satışlarımızıda göz önünde bulundurarak "Yahu semer altında ne küheylanlar varmış ne Portolar varmış" muhabbetini geçmesi kuvvetle muhtemeldir.Bundan sonra iyi genç futbolcular kendini parlatmak için Kayseri'yi isteyecektir.Yapacağımız birçok transfer daha da kolaylaşacaktır.Bundan sonra topçu aldığımız her kulüp Boca gibi PSV gibi bir daha ki transferden pay isteyecektir. Yani Kayserispor'un takım profili biz istekte istemesekte "Genç oyuncuları büyük kulüplere kazandıran takım" yönüne doğru dönecektir dönmüştür!

21 Temmuz 2012 Cumartesi

İnşaat mı, Ticaret mi?

  
   Mersin'in yeni transferi Yattara  ayağının tozuyla gazetelere ropörtaj vermiş ve Trabzonlulara iyi sallamış."Maalesef Trabzonspor kötü yönetiliyor. Trabzon'da iş bilmez çok kötü yöneticiler var. Sadri Şener olsun, Nevzat Şakar olsun, futbolu bilmiyorlar. Futbolu inşaat sektörü gibi zannettiler. Ama futbol apayrı bir şey. Bu anlamda üzülüyorum tabii" demiş.Bence doğru söylemiş sadece Sadri Şener için değil Trabzon'un evvelden  beridir kötü yönetildiğini düşünürüm.En basitinden hiçbir Trabzonlu başkan, taraftar potansiyelini  ligde başarıya çevirmeyi becerebilmiş değildir.
      Trabzon'a atıyoruzda bizde durum çok mu farklı?İlk önce hatırlatalım Kayserispor'da diğerleri gibi bir Anadolu kulübüdür.Yani Önceden beridir (son birkaç seneyi ayrı tutuyorum)  bu takımların adam gibi bir geliri yoktu.İstanbulluların en ucuz bileti 30 40 lirayken ve bu stadlar hiç boşa maç oynamıyorken Anadolu'da bilet 5 10 lira çok, stadlar şehre  her daim uzak oldu yani tribünler boştu.İstanbullular sattığı formalardan açtığı storelardan  milyonları bir gecede kaldırırken Anadolu'da formalar stad önünde çocuklara promasyon niyetine dağıtılıyordu.Yayın gelirlerinin çok büyük bir kısmına el koyan İstanbullular karşında maçları canlı bile yayınlamayan Anadolu kulüpleri vardı.Biz maç heyecanını hep Trt Radyo 1'den dönüşümlü  olarak yaşardık.Hatta kazara sizin maç saatiniz bir İstanbulluyla çakışıyorsa o dönüşüm dönene kadar adamı verem ederdi
            Neyse efendim konumuza geri dönelim.Bu ahval ve şerait içinde Anadulu'nun yegane gelir kaynağı İstanbullu'lara olabildiğince kazık fiyattan futbolcu satmaktı.Kırk yılda bir düşen Yerlisi yabancısı itina ile parlatılıp  gönderilir İstanbu'la; eğer gitttiği yerde verim alınamazsa arkasından pis pis gülünür (şahsen ben İstanbullu'lara hep keriz gözüyle bakarım).Efendim ben ne yapayım, Hurma kadar profesyonel değilimki gidenin ardından " Umarım başarılı olur" diyeyim.Ben kerize hakkını veririm .Çok şükür gönderdiğimiz hiç bir futbolcuda gün yüzü görmedi İstanbul'da.Şimdi bize gelelim ;bu kurtlar sofrasına " Üstün Kayserili Zekası" pek bir başarıyla adapte olmuştu.Toplam  maliyeti 300 bin 500 bini geçmeyen adamlar   2 sene sonra  4-5 milyon ediyorken bunda Kayserili Zekası'nın payı inkar edilemez.Ama bunlar yaşanırken bir avuç gerçek delikanlı taraftarımız bu işten  fazlasıyla rahatsızdır.Her gidenin geldiği  kapıyı unutmasına  tahammül edemiyoruz, iğreniyoruz.Takımda her gidenin yerinin doldurulamayışı sürekli para kazanmak adına  genç tecrübesiz isimlerle takımın tehlikeye atılması bizi çok rahatsız  ediyordu.Yani iş resmen ticarete dönmüştü.Bizim efsane olabilir diye hayalini kurduğumuz adamlar birilerinin iştahını fazlasıyla kabartıyordu.Ama son birkaç yıla kadar durum yine aynı gibi görünsede artık yayın gelirlerinin artmasıyla olay yavaş yavaş değişiyor Artık Anadolu kulüpleri bir futbolcuya bonservis ödeyip alabiliyor, daha profesyonel planlama yapabiliyor, önüne gelen 7 milyonluk teklifi geri çevirebiliyor(sadece 5 sene önce milletin bu paraya dibi düşerdi),İstanbulluların geçmiş şampiyonluklarndan aldığı primleri tartışmaya cesaret edebiliyor.Yani anlayacağınız şudurki temeller sarsılıyor Birde anadolu birlik olabilse siz o zaman görün gösterimdeki filmi.Anadolu ihtilali yavaş yavaş başlıyor.

   Duruma birde bizim sadece açımızdan bakalım.Hurma artık sadece beleş veya gurbetçi  peşinden koşmuyor.Çok maliyetli topçuların transfer edilmeye başlanması bunun bir kanıtı.Gelirlerimiz arttığı müddeteçe kalitemizde artacaktır ve başarı asla tesadüf olmayacaktır artık.

19 Temmuz 2012 Perşembe

Kabak Tadı Alıyorum!

          
          Merak ediyorum şu stad meselesi  her sene başımızı ağrıtmak zorunda mı?Erciyesspor'umuzun başında  ,hep geri planda kalıyoruz, iması yapan; sürekli bir şekilde Kayserispor'la karşı karşıya gelmeye çalışan gıcık yöneticileri olduğu müddetçe evet.
        Öncelikle bir konuda  anlaşalım Bizim için Kayserispor'la Erciyesspor arasında hiçbir fark yoktur.İkiside bizim canımızdan kanımızdan birer parçadır.Bir adam Kayserispor'a karşı hissettiklerini Erciyesspor'a  ,Erciyesspor'a karşı hissettiklerini Kayserispor'a karşı hissetmiyorsa derhal kan değerleri testi yaptırmalıdırki  bir bozukluk çıkması kuvvetle muhtemeldir.Yöneticilerini sevmiyoruz diye kendi takımımıza düşman olacak değiliz.
       Gelelim esas konumuza; vakti zamanıyla güzel şehrimize yaraşır çok teknolojik bir stad yapıldı.Ama bu meretin bir eksikliği var: çimleri çok çabuk deforme  oluyor.Bu sorun içinde bu stadda sürekli maçlarını oynayan Kayserispor  çok çaba harcadı.Yurt dışından ekipman getirdi, stad tabanından kil çıkarttırdı, defalarca çimlerini değiştirdi , ne paralar harcadı, daha neler neler.Şimdi de  birileri çıkmış hakkı olarak  (hakkı olarak diyorum çünkü Erciyesspor da bu şehrin bir parçasıdır) bu stadda oynamak istediğini belirtiyor.Kayserispor ise  yine hakkı olarak ben buraya çok para harcadım  verdiğim emeğin batırılmasını istemiyorum diyor.
         Bu iş böyle bildiriler düellosu şeklinde sürekli bir gerilim oluşturacak  durumda asla çözülmez.Çözülmeyi bırak iki kardeş takım (ALLAH korusun! ) birbirine düşman olur. Böyle bir durumda ben derim ki  herkes  biraz akl-ı selim düşünsün iki tarafada nazı geçen Büyükşehirbeleyesi başkanı Mehmet Özhaseki ön ayak olsun, hertakımın senede kendi payına 17'şer maç düşer stad harcamaları eşit veya az miktar Erciyes'in lehine (Erciyes'in Bank Asya takımı olması hasebiyle ekonomik durumu göz  önünde bulundurularak) paylaşılsın.Hatta bu konu hakkında taraflar arasında protokol imzalansın, iş resmiyete dökülsün kimsenin söyleyecek sözü kalmasın.Biz yine böyle kardeş kardeş devam edelim.Basit meseleler canımızı sıkmasın artık!